Telefon
WhatsApp
İnstagram

Ponto MK Leather & Fur, kalite ve zarafeti bir araya getiren özel bir markadır. Gerçek deri ve kürk ürünlerinde estetik ve dayanıklılığı ön planda tutarak müşterilerine ayrıcalıklı bir deneyim sunmayı hedefler. Müşteri memnuniyetine verdiğimiz önem ile her zaman en iyisini sunmaya devam ediyoruz.

Bilgiler

Altınova Sinan Mahallesi, Serik Caddesi, No:111 Antalya/Türkiye

0 (242) 522 18 72

demo@demo.com

Bizi takip edin

Emek Tezgahından Deri İmparatorluğuna: Bir Başarı Hikayesi

Kurumsal gelişmelerimiz ve sektörle ilgili önemli haberler tek bir yerde.

Anasayfa/Haberler

Emek Tezgahından Deri İmparatorluğuna: Bir Başarı Hikayesi

Mega TV Yönetim Kurulu Başkanı Meral Çetiner ile Ponto MK Kurucusu Mehmet Kuş, özel bir röportaj gerçekleştirdi. Kuş, çocukluk yıllarında İstanbul’da başlayan dericilik serüveninden bugüne kadar olan hayat hikayesini samimiyetle paylaştı.

MERAL ÇETİNER: Mehmet Bey, öncelikle zaman ayırıp bizimle röportaj yapmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Sizin iş hayatınız, aslında Alanya’da ticaretin gelişimine katkıda bulunan önemli bir örnek teşkil ediyor. Dilerseniz, önce biraz çocukluk yıllarınızdan başlayalım. O yıllarda ticaretle tanışmanız nasıl oldu?

MEHMET KUŞ: Ben Adıyaman’ın Gerger ilçesine bağlı Geçitli köyünde doğdum. Ailemiz aşiretti, 9 kardeştik ve köyde varlıklı bir aileydik. Babam 1979’da Almanya’ya gitmişti, orada 3 yıl çalıştı. Türkiye’ye döndüğünde, minibüs ve şehirlerarası otobüs işletmeye başladı, pamuk tüccarlığı ve hayvan alım satımı yapmaya başladı ama işler her zaman istediğimiz gibi gitmedi. İşlerin zorlaşmasıyla birlikte, 1991’de, henüz 11 yaşındayken okulu bırakmaya karar verdim ve ailemden izinsiz olarak bir arkadaşım ile İstanbul’a çalışmaya gitmeye karar verdim.

M.Ç: Yani, oldukça genç yaşta ticaretle tanışmışsınız. İstanbul’a gitmek, o dönem için cesur bir adım olsa gerek. İstanbul’da ilk işiniz ne oldu?

M.K: Evet, doğru. O dönem İstanbul’a gitmek cesur bir karardı. Beyazıt Meydanı’na gittik çünkü hemşerilerin orada olduğunu duymuştuk. Arkadaşım Bahri ile birlikte Beyazıt Meydanı’nda işportacılık yapmaya başladık. Amcamın oğlu Hasan, Beyazıt’ta deri çanta ve şapka satıyordu. Dericilikle ilk tanışmam da böyle oldu. Bir süre sonra, oradaki anlaşmazlıklar nedeniyle iş değiştirip, Gedikpaşa’da bulaşıkçılık yapmaya başladım. Ardından, toptan çanta satmaya başladım ve Beyazıt’ta kemer sattım.

M.Ç: Bir nevi ticaretin her alanında deneyim kazandınız diyebiliriz. Ancak, asıl dericilikle ilgilenmeye başlamanız nasıl oldu? O süreçten bahseder misiniz?

M.K: 1994 yılında Adıyaman’a döndüm ama amacım kısa süre içinde tekrar İstanbul’a dönmekti. O sırada, İstanbul’un Laleli bölgesinde Elazığlı Ahmet Bey’in sahibi olduğu büyük bir deri mağazasında çalışmaya başladım. Bu, dericiliğe olan ilgimi artıran bir dönüm noktasıydı. O mağazada, derinin işlenmesinden satışa kadar pek çok şeyi öğrendim ve bu işten gerçekten çok keyif aldım. Yavaş yavaş kendi işimi kurma hayalini kurmaya başladım.

M.Ç: Alanya’ya yerleşmenizin arkasında nasıl bir hikaye var?

M.K: Alanya’ya yerleşme kararımız aslında ailevi bir sebepten kaynaklandı. Adıyaman’dan ayrılmadan önce, amcam babama Alanya’ya taşınmamızı önerdi. O zamanlar amcam da çantacılık yapıyordu ve Alanya’yı önerince, babam da ‘Hadi taşınıyoruz’ dedi. 1995 yılında Alanya’ya yerleştik. O zamanlar Cuma Pazarı’nda barakalar vardı. Biz de küçük bir dükkân kiraladık. Dükkanımız 16 metrekareydi, ama işler çok büyüdü. 

 

M.Ç: Peki, ilk işinizde başarılı olmanızı sağlayan faktörler nelerdi?

M.K: Bana göre başarının en önemli faktörü, işin başında durmak ve sürekli çalışmaktır. 1996 yılında, dükkan işleri büyümeye başlayınca, babama ‘Yeter artık, çekil’ dedim. O da beni kırmadı, ‘Sen madem kendine güveniyorsun’ diyerek işin sorumluluğunu bana bıraktı. Ben de her zaman işin içine gönülden girdim. İşimdeki en önemli kuralım dürüstlük oldu. Ticaretin her zaman zorlukları vardır ama dürüst olduğunuzda, bugün değilse de yarın başarı gelir.

M.Ç: Dericilik, Alanya’da gerçekten çok önemli bir sektör haline geldi. Sizin dericilik yapmaya başlamanız nasıl oldu? Bu süreçte neler yaşadınız?

M.K: 2001 yılında amcamla birlikte Avsallar’da bir dükkan açarak deri işine adım attık. O dönemde, İstanbul ve İzmir’den toptan deri ceket ve çanta alıp satmaya başladık. İşler oldukça iyi gitmeye başladı ve çarşıda ilk büyük dükkanımızı, Leder Haus’u açtık. Avsallar’daki işler de yolunda gitti, ama sonra kapasite daralmaya başladı ve Ponto’yu açmaya karar verdik. Ponto, başlangıçta 2.500-3.000 metrekarelik bir alandı, ama işler beklediğimizden daha iyi gitti. Sonrasında, Konaklı’da 7 bin metrekarelik Ponto Plaza’yı açtık. Şu anda Akdeniz Bölgesi’nin en büyük deri mağazasına sahibiz.

M.Ç: Başarıda en önemli faktörün dürüstlük ve çalışkanlık olduğuna değindiniz. Ticarette, genç girişimcilere önerileriniz neler olur?

M.K: İşin başında durmak, dürüst olmak ve sabırlı olmak çok önemli. Her işin zorlukları vardır ama bunları aşmak için sürekli çalışmak gerekir. Genç girişimcilerin başarı için öncelikle işin içine gönül vermeleri gerektiğini düşünüyorum. Başarı, sabır ve azimle gelir. Ayrıca, işinizi sevmeniz, müşterinizle sağlıklı ilişkiler kurmanız çok önemli. Bugün değilse de yarın mutlaka karşılığını alırsınız.

M.Ç: Son olarak, Alanya’daki esnafın sesini duyurduğunuz için Mega TV ailesine teşekkür ederim. Bu röportajımızı sonlandırmadan önce eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

M.K: Evet, Mega TV’nin sektöre kattığı değeri takdir ediyorum. Esnafın sorunlarını dile getirmeniz, gerçekten çok önemli. Alanya esnafı için 2024 yılı ve sonrasının, turizm açısından hayırlı ve bol kazançlı geçmesini diliyorum. Tüm Alanya’ya ve sektörümüze sağlıklı, başarılı yıllar dilerim.

M.Ç: Çok teşekkür ederim, Mehmet Bey. Dilerim Alanya’daki iş dünyası ve ticaret daha da büyür. Başarılarınızın devamını dilerim.